Hepimiz biliyoruz ki sekiz haftalık bir eğitim tüm ebeveynleri değiştiremez. Özellikle uzun yıllar etkisiz yöntemlerle iletişim kuranların değişmeleri daha da zordur. Bazı ebeveynler için bu program bir dönüm noktası olamaz. Bu nedenle ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki bu yöntemi, çocukları daha küçükken öğrenmelerinin çok yerinde olacağını düşünüyoruz. Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi ebeveyn çocuk ilişkileri de onarılamayacak kadar kötüleşmeden..
Çocuklar yetişkinler gibidir. Onlar da insana dair yanlarını gösterenlere karşı sevgi duyar ve göstermeyenlere güvenmemeyi öğrenirler. Ebeveynlerinin "ebeveyn" rolü oynamayan, gerçek ebeveyn olmalarını isterler.
Ebeveynlerin kendi ebeveynlerinden söz ederken onların yanlışlarını ve zayıflıklarını görebildiklerini, ancak kendilerinde bunları kabul etmeye direndiklerini gözlemek her zaman ilgimi çekmiştir.
Ebeveynler bu kitaptan bir tek şey öğreneceklers, onun şu olmasını dilerim: Güç ve otoritelerini kullanarak çocuğu bir şey yapmaya her zorlayışlarında, onun kendini denetleme ve sorumluluk edinmeyi öğrenme şansını elinden aldıklarını bilmeliler.
Çatışmaların sayısı değil, nasıl çözüleceği önemlidir. Şimdi inanıyorum ki bir ilişkinin sağlıklı ya da sağlıksız, dostça ya da düşmanca, derinlikli ya da sığ, yakın ya da soğuk, doyumlu ya da doyumsuz olması çatışmaların çözümüyle doğrudan ilintilidir.