KB

Çocuklar bazen -örneğin, yatmadan önce- çevrelerinde kendilerini uyaran şeylerin az olmasına gereksinim duyarlar. Oysa ebeveynler, özellikle babalar, çocuklarıyla yatmadan önce çeşitli oyunlar oynayarak onları aşırı derecede uyarırlar. Sonra da onlardan kendilerini birdenbire denetim altına almalarını ve sakinleşmelerini beklerler. Yatma zamanında çocukların çevrelerinin uyaranlarla zenginleştirilmesi değil, uyaranlardan arındırılması gerekir. Ebeveynler çocuğun çevresindeki uyaranları azaltmaya çaba harcarsa, oluşacak gerilim ve fırtınadan kaçınılabilir.
Sayfa 190
Alıntı
Reklam
Engelleyici iletiler, kişinin yaşamı boyunca engellenmesinin tohumlarını atar. Su damlalarının mermeri delmesi gibi, her gün kullanılan bu engelleyici iletiler de yavaş yavaş hissedilmeden çocuklar üzerinde yıkıcı etki bırakırlar.
Sayfa 159
Alıntı
Ebeveynler evde çocuklarının ciddi sorunlar hakkında konuşmamasından şikâyet ettiklerinde, olay genellikle bu tür problemlerin zaman zaman tereddütlü bir biçimde çocuklar tarafından ortaya atılması ama ebeveynlerin geleneksel bir biçimde öğüt, vaaz ve ahlak dersi vermeye, öğretmeye, değerlendirmeye, yargılamaya, iğnelemeye ya da ilgi dağıtmaya başlamasıyla sonuçlanıyor. Sonra yavaşça çocuk kendi zihnini sonsuza kadar ebeveyninin zihninden ayıracak perdeyi indirmeye başlıyor. Ebeveyn ile çocuk arasındaki bu yabancılaşma şaşılacak bir şey değil. Bu durum birçok ailede oldukça yaygın çünkü ebeveynler dinlemiyor-öğretiyorlar, düzeltiyorlar, itiraz ediyorlar çocuklarının gelişmekte olan zihinlerinden gelen mesajları önemsemiyorlar.
Sayfa 121
Alıntı