Vatanı artık onun için hapishane, mecburiyet anlamına geliyordu. Yabancısı olduğu bu topraklar onun bu dünya üzerindeki vatanı, Avrupa ise insanlık demekti.
Sonuçta insanlığın çok da bilgisi olmadığı aynı güzel şeyi birbirinizden bağımsız olarak keşfetmiş oluyordunuz ve bu durum da ister istemez o kişiyle aranızda görünmez bir bağ kuruyordu.
Herkes, dünyasını aydınlatabilecek birilerini arar durur. Oysa asıl ihtiyacınız, etrafınızdaki karanlığın en siyah olduğu anlarda bile yanınızda oturabilecek birisidir.