Ne mi yazıyorum anacağım? Şiir yazıyorum!
İlk gençliğimi yazıyorum.İlk aşkımı ve tabiki ilk ayrılığımı.İlk olmayan ve galiba hep olacak olan çaresizliğimi ,izmiri’i ,canım İzmir’imi ,devrimi, olmamış eksik kalmış şeylerin ardından bakışımı ,bitmeyen kederimi ,içimdeki yarayı ,eski bir yarayı ,eski ama iyileşmiş bir yaranın kabuğunu kaldırırken verdiği acıyı ve ne enteresandır,bıraktığı umudu….”
“Evet ..Erhan da tam böyleydi işte.Sisin içinde kaybolmuş bir fener gibi,dünya derdinin içinde kaybolmuş birisiydi.Öylesine kaybolmuştu ki kendi süluetini dahi seçemez olmuştuk.”