İtaat yeterli değildir. Acı çekmiyorsa nasıl emin olabilirsin kendi iradesine değil de senin iradene boyun eğdiğinden? İktidar acı vermek ve aşağılamaktır. İktidar, insan zihinlerini paramparça etmek ve kendi seçtiğin yeni şekillerde onları tekrar birleştirmektir. Ne tür bir dünya yarattığımızı görmeye başladın mı artık? Eski reformcuların hayal ettiği o aptalca hedonist ütopyaların tam tersi. Korku, ihanet ve işkence dünyası, ezme ve ezilme dünyası, kusurlaştıkça daha az değil daha çok acımasızlaşan bir dünya.
Proleterler yönünden korkacak hiçbir şey yoktur. Kendi başlarına bırakıldıklarında nesilden nesle ve asırdan asra çalışmaya, doğurmaya ve ölmeye devam edecek, hiçbir istan dürtüsü hissetmeyecekleri gibi dünyanın başka türlü olabileceğini de kavrama gücünden yoksun kalacaklardır. Sanayi tekniklerindeki gelişme daha iyi eğitilmelerini zorunlu kılarsa tehlikeli olabilirler, fakat askeri ve ticari rekabetin artık bir önemi kalmadığından, halk eğitimi düzeyi fiilen gerilemektedir. Kitlelerin ne düşündükleri ya da düşünmedikleri artık bir önem taşımamaktadır. Onlara düşünce özgürlüğü tanınabilir çünkü akılları yoktur.
Kitleler asla kendiliğinden isyan etmez ve hiçbir zaman sırf edildikleri için ayaklanmazlar. Aslında onlara mukayese için ölçütler vermediğiniz sürece ezildiklerinin bile asla farkına varmayacaklardır.
(...) Ekvator çevresinde sömürülen insanların emeği de dünya ekonomisi için gerçekten gerekli değildir. Dünyanın zenginliğine hiçbir şey eklemezler, çünkü ürettikleri her şey savaşlarda kullanılır ve savaş çıkarmanın amacı da daima yeni bir savaş çıkarmak için daha iyi bir konuma gelmektir.
Bu bölgelerde yaşayan ve neredeyse açıkça köle konumuna indirgenmiş olan halk sürekli bir işgalciden diğerine geçer ve tıpkı kömür ya da petrol gibi rahatça harcanır. Böylece sonu gelmeyen; daha fazla silahlanma, daha fazla toprak ele geçirme, daha çok emek gücü elde etme, daha çok silah üretme, daha çok toprak ele geçirme mücadelesi devam ettirilir.