Emine Baş

"Ne kadar riyakâr olmuş; Yarabbim! Ne kadar riyakâr olmuş!"diyordu. "Her gün ve herkes önünde taşımak lüzumunu hissettiği bu maskenin arkasındaki yüz, kim bilir ne iğrenç bir şeydir!" Ve genç adamın saf, taze kalbinde ilk defa olarak muhabbetin balına nefretin zehri karışıyordu.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Reklam
Onun için zaman, bütün müesses şeyleri temellerinden sarsan inkılap rüzgârıydı; onun için zaman kalplerdeki ihtilaç (çarpıntı) ve yüzlerdeki endişeydi; herkes arkasından mütemadiyen itildiğini hissediyor.Fakat ne iteni ne de gittiği yeri biliyordu.Onun için zaman, mazinin bereketini, azametini,ismet ve nezahetini (namus ve temizliğini) yapmış bütün unsurları birer birer çiğneyen gizli ve obur canavardı.
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Zamanında pek o kadar kabahati yok, hiç şüphesiz kabahat bizde, dedi. Başımız sıkıya geldikçe zaman zaman diyoruz.Fakat o zamane evlatlarına birer meram anlatmak kabilken.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Aşk, mucizeyle doludur, daha doğrusu aşk bizzat mucizedir.
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Ah, ne sevdavi (sevda dolu) bir gece, ne sevdavi bir gece!.. Bu gece kalbim Cemşid'in kadehi gibi dolup boşalıyor, boşalıp doluyor.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Reklam