"Yine yoldayım bilmediğim şehirlere doğru, gecenin karanlığı ve kavuşmak arzusunun yükü terletmiş omuzlarımı. Şehirlerin etrafından dolaşıyorum ışıklarını seyrederek ve aklımda hep, buralarda bu ışıkların yandığı yerlerde hayatlar var.
Her biri bir hayatın içinden yükseliyor. Duygular var sevmek, öfkelenmek, nefret etmek, hüzün, huzur....
Emek var yaşama yaşatma derdi..
Anne şefkati var baba dirayeti..
Kötülüklerinden ve iyiliklerinden, birlikte yükseliyor bu ışıklar o şehrin,
Her şey ve hepsini bir manzaradan seyrederek geçiyorum karanlığı.
Güneşten parçalar kopardım gün vakti heybemde..
Soğutmadan avuçlarına bırakma telaşındayım..
Bütün bunların yaşandığı o saniyede saat gece yarısını ararken varmak için
Sigaramın yanık kokusunu çekerken içime, radyoda bir ses belirdi.
Boğuk sakin bir ses..
Ve
"unutma! ben yoksam
sen yoksun
ben yoksam kimse yok"
Dedi.
Sadece aklıma saplandığını biliyorum bu sözlerin
Neden?
Nasıl ?
Bilmiyorum.
Ama ne zaman böyle bu hali yaşasam ziyaret eder bu üç cümle beni..."