Böyle olması gerekmiyordu,
Hayatının verdiği nimetlerden
Bu şekilde fayda sağlamam
Gerekmiyordu.
Yokluğunu pek çekmedim
Varlığın ise beni düşündürmüyor
Özgürlüğümü alıp gittiğinden bu yana
Sana karşı öfke doluyum
Her insanın kendine göre derdi var
Sözünün mucidini sen bildim!
Karanlığım seninle başlamadı elbet
Aydınlık olarak hissettiğim anıların
Başlangıcı da seninle olmadı hiç.
Sayende insanlara imrenerek bakmadım.
Çünkü gerekmiyordu
Anlıyor musun baba?
Kendimi senin yerine koyarak yaşamaya başladım
Aslında uzunca zamandır senin yerinde olmanın
Kolaylıklarından bahsediyorum kendime.
Ama şu insanlar yok mu, beni bu halimden uyandırdılar.
Senin yerinde olmaktan uyandırıp beni sen yaptılar!
Şimdi hissediyor musun öfkemi?
Baba.
Dış görünüşün müptelası olmuş insanlar
Estetik ucuzluk çarşısı ilişkilerinde.
Kalbin asil duygularını
Ne alırsa bir yalana pazarlıyorlar.
Cüzdanların doluluk oranları ise
Kazanan tek bayi.
Yaşananlara seyirci kalanların
Ne işi var bu dünyada!
Yaşanamayacak duyguları, hayatları
Yaşayamadıktan sonra
İnsan olmanın ne anlamı var?
Paranın tanrısı yok, dini, ırkı, sevdası yok!
Tıpkı putlar gibi.
İnsan basıyor, insan tapıyor.
Duygular karaborsaya düştü,
Değer verene karşılık ihanet
Değer vermeyene karşılık esaret oluyor artık.
Ah tanrım,
Kullarının sadakatini görüyor musun?
Peki ya paranın gücünü?
Sen bu tabloda neredesin?
Ne hoş bir güzelliği vardır;
Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların. Onurlu bir yaşamı seçenlerin.