Her taraf boştu... Yalnızca o- Bir de ben- ve uzaklarda uğuldayan deniz. Geriye dönüp baktım; orada da aynı boşluk; ufukta uzanan ölü tepeler zinciri... Hepsi buydu!
Her damarlarımda şair kanı aksaydı mutlaka şiir yazmaya kalkardım; ilahiyata yakınlık duysaydım mutlaka keşiş olurdum ama bunların hiçbirine ilgi duymuyordum, dolayısıyla ben hayal kurmaya... Ve beklemeye devam ediyordum.
Soğuk umutsuzluğun zehirli sevincini öğrenmiştim; bütün bir sabah boyunca hiç acele etmeden, yatağımda yatarken doğduğum güne ve saate küfür etmenin tadını almıştım.