Adabı vardır şiirin
Kederi zerk etti mi kalbine
İçeceksin onu hüzün hüzün...
Hasretin bardaklarını koydu mu masaya
Tokuşturacaksın sayfaları şöyle bir güzel
Yudum yudum dikeceksin gözlerine.
Buz gibi yakacak içindeki yangını.
Adabı vardır şiirin
Eski günlerin defterini de açtım önüne
Yıkılmayacaksın öyle masada
Kalkışınla kelimelere
Bahşiş vereceksin bir güzel
Yürüyeceksin mısra mısra
Adabı vardır şiirin
Sessizliğini bozar insanın
Çarpar bazen, etkisiyle boğar
İsyana teşvik eder bir güzel
Kimseye baş kaldıramadan
Kölesi olursun.
Adabı vardır şiirin
Öyle herkese okunmaz
Herkes de anlayamazsın
Satırlarda bulunan caninin
Geceleri okşayan sevgisini.
Her şey yoluna girer; en trajik aile olaylarının anıları bile sıcaklığını ve yakıcılığını yavaş yavaş kaybeder ama iki yakın kişi arasındaki huzursuzluk duygusu hiçbir şartta yok edilemez.