Sâlih el-Merrî rahimehullah şöyle demiştir: “Ölümü hatırlamam bir saat bile benden ayrılacak olsa, kalbim bozulur.”
Ed-Dakkâk rahimehullah da şöyle demiştir: “Kim ölümü çokça zikrederse üç şeyle şereflendirilir: Tevbeyi çabuklaştırmak, kalbin kanaatkârlığı ve ibadette gayret. Kim de ölümü unutursa üç şeyle cezalandırılır: Tevbeyi ertelemek, aza razı olmamak ve ibadette tembellik.”
Şeyh Abdulaziz et-Tarifi’nin –Allah ona sebat versin ve esaretinden kurtarsın–
"Allah, erkeğin kadın üzerindeki sorumluluğunu köleleştirme için değil, görev olarak yasalaştırmıştır. Oğul, annesinin velisi olur; onu gördüğünde ellerini öper; cenneti ayaklarının altındadır.” (Erkekler kadınlar üzerinde yöneticidir.)
Allah, ilmiyle sana basiret versin, yine şöyle diyor: “İslam, erkek fakir olsa bile kadına nafaka vermeyi zorunlu kılmıştır; kadın zengin olsa bile… Erkeğin kazancı görevdir, kadının kazancı ise mübahtır. Onların işte eşit olması hem şeriata hem fıtrata aykırıdır.”