Ayakta duruyor, okuyor, dinliyor, cevaplar veriyor, hatta sorular bile soruyordu.Ama bütün bunları, bir makine bilinsizlğiyle yapıyordu.Bu dakkıkada onun bütün varlığını dolduran biricik duygu, kendini korumanın verdiği sevinç duygusuydu.Bu duygu , ön görüşlerden , çözumlemelerden, gelecekle ilgili tahminlerinden, kuşkulardan, sorulardan uzak bir duygu idi. Bu düpedüz, tam anlamıyla hayvanca sevinçle dolu bir andi.