İşte efendiciğim, şu son satırlarımı yazarak mektubumu kapıyorum. İçine, buranın her gün sana yolladığım yabani çiçeklerinden başka, kaç gecedir altında yattığım karaağaçtan kopardığım ufak bir dalı da gönderiyorum. Seni Hüda'nın birliğine yavrularımla beraber emanet ederim;ruhum, efendiciğim...
"Karaağaca çakımla ismini yazdım"
"Ah be Enver, sen o çakıyı benim kalbime sapladın."
O vakte kadar büründüğü kimlikleri düşündü Enver. Balkanlar'da dağa çıkarken dağ köylüsü, Trablusgarp'ta Suriyeli dilsiz tüccar, Letonya'da sıhhiye neferi, şimdi de Musevi kominist... Oysa onun tek kimliği vardı, tek gerçek kimlik:Naciye'nin aşığı...