Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Borcum ne, Zezé?
İki yüz kuruş.
Niye o kadar az? Herkes dört yüze boyuyor.
Bir gün iyi bir boyacı olursam o kadar isterim. Henüz olmaz. :(
Ülkenin yarısı zezé gibi olsaydı her şey çok daha farklı olabilirdi.