Kadriye Mutlu

.. Birbirimizi kaçırmamamız ne büyük mutluluk. Yanından geçip gitmemiş olmam. Ne mutluluk! Bana koca bir hayat verdi!
Sayfa 241·Kitabı okudu
Reklam
Keşke bir palmiye altında otursa, kaplumbağaları seyretse, o cehennemi unutmak için yapsa bunları. Gözlerinde hep cehennem var. Işık yok, Işık görmüyorum onlarda. İnsanlara bakıyorum bir yandan, onlardan biriymişim gibi hissetmiyorum..
Sayfa 402·Kitabı okudu
1922-1944 yılarında SSCB ulusal marşı olan “enternasyonal”den bir Kısım.
“Şiddetin dünyasını yıkacağız/ temeline kadar, sonra da/ biz kendi dünyamızı, biz kendi yeni dünyamızı inşa edeceğiz. Kimse olmayanlar her şey olacak…”
Sayfa 187·Kitabı okudu
Kardeş kardeşi nasıl öldürdü hatırlayalım… Ve neden öldürüldüklerini bilmeyen insanların kitlesel katliamını… Bu kaldı, bu duruyor hayatımızda. Cellat ve kurbanlar arasında büyüdük. Bizim için normaldi- beraber yaşadık. Barış ile savaş arasında bir sınır yok. Hep savaş. Televizyonu açıyorsun-herkes haydut ağzıyla konuşuyor: siyasetçiler de, iş adamları da, başkan da; ödenen haraçlar, rüşvetler, avantalar… İnsan hayatı- ayağınla üstüne basıp dağıttığın tükürük. Toplama kampında gibi…
Sayfa 37·Kitabı okudu
Kimle karşılaşsam, “Nedir bu özgürlük?” Diye sordum. Babalar ve oğullar farklı farklı yanıt verdi. SSCB’de doğanlarla, SSCB’de doğmayanların ortak bir deneyimi yok. Farklı gezegenlerin insanları onlar. Babalar: özgürlük korkunun olmaması; ağustostaki darbeyi önlediğimiz o üç gün; bir dükkanda yüz çeşit sosis seçebilen insan, on çeşitten seçim yapan insandan daha özgürdür; hiç sopa yememek, ama sopa yememiş bir kuşağı asla bekleyemeyiz; Rus insanı özgürlüğü anlamaz, ona Kazak ve kırbaç lazımdır. Çocuklar: özgürlük aşktır; iç özgürlük mutlak değerdir; kendi arzularından korkmazsan; çok paran olursa, o zaman her şeyin olur; özgürlüğü düşünmeyecek şekilde yaşayabilirsin. Özgürlük normal olandır.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam