2026'nın ilk kitabı Bahçıvan ve Ölüm oldu. Kitaplığımda yazarın başka bir kitabı (Doğal Roman) okunmayı bekliyordu aslında ama karşıma çok sık çıkınca ve yorumları okuyunca hemen alıp okumak istedim. İyi ki de öyle yapmışım.
Hani bazı açılış cümleleri vardır insanın aklına kazınır ve o kitabın adını duyduğunuz an aklınıza o cümle gelir. Daha ilk cümleden güzel bir kitap okuyacağınızı hissedersiniz. Benim için bu kitap da öyle akılda kalıcı bir cümle ile başlıyor. “Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.”
Gospodinov, babasına ikinci kez kanser tanısı konmasından ölümüne kadar geçen zamanı ve ölümü sonrasındaki yaşadıklarını anlatıyor. Zaman içerisinde bir geri bir ileri giderek yas sürecini bize aktarıyor. Ne zaman acıdan sıkışsa geçmişteki güzel/komik hikayelere sığınıyor. Ve adeta babasının sürekli tekrarladığı “korkacak bir şey yok” cümlesiyle bize ölümün korkulacak bir şey olmadığını, hepimizin deneyimleyeceğini hatırlatıyor.
Yinede...
"Neden hiç kimse başkalarının ölümüyle ne yapmamız gerekiğini öğretmez? Neden kimse bize nasıl ölündüğünü, nasıl ölmemiz gerektiğini öğretmez?"
"Babam öldü. Ne yapacağımı bilmiyorum."
Kitabı bir çırpıda okudum ve bir sürü yerin altını çizdim. Ağlatmadı ama kalbim buruk okudum diyebilirim. Ve kesinlikle tavsiye ederim.