Hayatta hiçbir şey bizim arzumuza tabi değildir. Gerçi bu bir felaket, lakin yaradılış bize bu felaketi hafifleterek bir vasıta da vermiş:
Etrafı çeşmi ibretle temaşa kabiliyeti...
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?