Alman barok müzik bestecisi Johann Sebastian Bach ve Fransız Yazar Honoré de Balzac hakkında kulak aşinalığıyla dahi olsa biraz olsun bilgi sahibiyizdir. Şimdi size onlarla alakalı çok da bilinmeyen bir detaydan bahsedeceğim. 🙈
Kahve ☕️
Bach'ın, Kahve Tutkusunu Çalışıp Çabalayarak 1732-1735 yılları arasında Müziğe Döktüğü Eseri: “Kahve Kantatı” ki o dönemde kahve özellikle Avrupa’da din otoriteleri tarafından "şeytanın içeceği" olarak nitelendiriliyormuş (ne münasebet ayıp 😅) Bir de kahve müdavimi Balzac’ımız var. Kahve mideye iner, fikirler harekete geçer, hatırlananlar dört nala yanınıza gelir, aklın mızrakları keskin nişancılar gibi atışa geçer, mecazlar ortaya çıkar, kağıt mürekkeple dolar. “Kahve, insanın müttefikidir” der Balzac. Fransız yazarlar mı dersiniz Alman barok bestecileri mi dersiniz kimler kimler içiyor bu kahveyi.. hala çarpıntıyı gündeme getirmek bu enfes içeceğe haksızlık oluyor diye düşünüyorum. 🥀
 Stoacılar çoğu konuda olduğu gibi mükemmeliyetçilik konusunda da bize faydalı tavsiyeleri miras bırakmışlardır.
Okçuluğu bir metafor olarak alırsak anafikir bütün becerilerimizi kullanarak atış yapmaktır ama hiçbir zaman hedefi tam on ikiden vuracağımızın garantisi yoktur. İyi bir atışı hedeflemek bizim elimizde olan bir şeydir ama ok yaydan çıktıktan sonra bizim kontrolümüzden çıkar. *Elimizden gelen kendi gayretimizi kontrol etmekken neticeleri de kontrol edebileceğimizi sanmamız yanlıştır.*