Ben de (Çoğu okurun da öyle olduğunu düşündüğüm için “ben de” diye başladım cümleye) sosyal medya etkisiyle okumaya başladım kitabı. Okuyanların övgüyle bahsettiği paylaşımlar karşıma çıktı merak ettim aldım okuyorum. Kitabın 97. sayfasındayım henüz ama bir eleştiri yapma gereği hissettim. Kitapta o kadar çok yabancı kelime var ki okumayı bırakıp anlamlarına bakmam gerekiyor. Bilemiyorum belki yabancı kelime de değildir ama anlamını bilmediğim kelimeler. Bir sözlüğüm de olmadığı için (Sözlük diye bir şeyin varlığını devam ettirdiğinden bile şüpheliyim) telefondan tabletten bu kelimelerin anlamını web’de arama yaparak bulmam gerekiyor ki bu da okumanın bölünmesine dikkatimin dağılmasına neden oluyor. Kitapta June Athena’yı “Yazar okurunu yormamalı!” diye eleştiriyordu; tam olarak onu anladığım yerdeyim.
Bu akşamki okuduğum kısım da artık fazla can sıkıcı olmaya başladığı için okuduğum son 20 sayfada anlamını bilmediğim kelimeleri üşenmedim not ettim. Bu kelimeleri bir tek ben bilmiyor değilimdir diye düşünüyorum. Anlamına bakmak zorunda olduğum son 20 sayfadaki kelimeler bunlar: şömiz, merlot, ekosfer(Coğrafya terimi olan değil), vinyet, kanon, anglofon, modun, kuir. Sitemimde haklı değil miyim? Bu kelimeler ne ? Yaklaşık olarak 2 sayfada bir okumayı bölmem gerekti bu da canımı sıktı; haykırmak istedim. Saygılarımla…