MELAHAT : Ver... (Orhan kartpostalı karısına verir.) İstersen oku... (Kartpostalı Orhan 'a uzatır.)
ORHAN : (Kartpostalı alır okur.) Sizi dün yine saat sekiz beşten dokuz on yediye kadar bekledim... (Karısına) Kim bu herif?
MELAHAT : Kıskandın mı?
ORHAN : Niye kıskanmayayım?
MELAHAT : Maliye Bakanlığı'nda memur.... Tramvayda tanıştık...
ORHAN : Sonra?
MELAHAT : Sonrası yok... Yok şimdilik...
ORHAN : Şimdilik ne demek?
MELAHAT : Belki sonrası hiçbir zaman olmayacak... Belki olacak... Sonrası olursa sana haber veririm... (Kartpostalı yırtar.) Ben yatmaya gidiyorum... (Çıkar.)
ORHAN : Ben geldim, karıcığım...
MELAHAT : Farkındayım... Buzdolabında soğuk et var... Hizmetçi izinli...
ORHAN : Tokum...
MELAHAT : Ziyafetten geldiğini unuttum. (Orhan'ın elindeki pakete işaretle) Elindeki ne?
ORHAN : Sana pasta getirdim...
MELAHAT : Ziyafet artıklarını yemek adetim değildir...