Resûlullah [s.a.v] düşmanla karşılaştığı günlerden birinde bir müddet bekledi. Güneş batıya doğru meylettiğinde kalktı ve," Ey insanlar! Düşmanla karşı karşıya gelmeyi temenni etmeyin. Hak Teâlâ'dan afiyet dileyin, fakat düşmanla karşılaştığınızda da sabredin ve bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır" buyurdu. Sonra devam ederek, "Ey kitabı indiren, bulutları bir yerden bir yere sevkeden, düşman ordularını hezimete uğratan Allah'ım! Onları hezimete uğrat ve onlara karşı bize yardım et" diye dua etti.
Bir gün ensardan bir adam,
Ey Allah'ın Resûlü, falancaya görev verdiğiniz gibi beni de görevlendirseniz, dedi. Bunun üzerine Resûlullah [s.a.v] ,
- Benim ardımdan başkalarının size tercih edildiği durumlarla karşılacaksınız, bu durumda benimle (kıyamet günü) havuzda buluşana kadar sabredin, buyurdu.
"Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa iki vadi olmasını ister, onun ağzını (midesini) ancak toprak doldurur. Şüphesiz Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder."