Acıya alışmak dedikleri bu olsa gerek.
İyi ki böyle.
Düşünüyorum da, ilk gün ki acı aynı gücüyle kalsa, hiç kimse yaşayamazdı herhalde.
O kopkoyu acı, keder, kahroluş, pılını pırtını toplayıp, geldiği çabuklukla çekip gitmiyor aslında.
Olduğu yerde duruyor!
Şekil değiştiriyor yalnızca,daha katlanılır bir çehreyle çıkıyor karşımıza.
Benim korkak kalbim size âşık oldu...
- Kutu kutu pense oynamıyoruz küçük bey, aşkı çocuk oyunu mu sandınız siz?
- Aşkın bir oyun olmadığını öğrenecek kadar büyüdüm ama şayet aşk bir çocuk oyunu olsaydı ve o oyunun adı da kutu kutu pense olsaydı tüm dünya size arkasını dönse bile ben size arkamı dönmezdim küçükhanım...
- Böyle konuşursan kilitlenirim ben ama...
- Eğer kilitlendiğiniz yer kalbim olacaksa bundan memnuniyet duyarım.
- Susuyorum.
- Ben de size...