Gülsüm

Gülsüm
@Kalbiniklimi
De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. (En'Âm-162)
Muhyî ve Mumît
Hayat veren ve öldüren.. Muhyî, bir şeyin durumunu iyileştirerek ona yeniden hayat verip varlığını sürdüren; Mumît de yeni canlılara yol açmak üzere eceli gelen canlının hayatiyetini alan demektir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Mübdî ve Muîd
Başlangıç ve son.. Mübdî' ismi yaratmayı başlatan anlamına gelirken Mudî de ölümü tadan her canlıyı vakti saati gelince dirilterek huzurunda toplayan, "yaratılmayı tekrarlayan; tekrar yaratan" manâsını taşır. "Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak vaat etmiştir. Şüphesiz O, Başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu(yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır."(Yûnus,10/4)
Muhsî
Her ayrıntıyı bilen.. "Gizli aşikâr her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen, gerektiğinde de bir bir sayıp ortaya döken"
Hamid
Her işi övgüye layık.. "Bütün iyilik ve güzelliklerle övünen, sayısız lütuf ve nimetlerine şükredilen" demektir. Hamid, övgüye değer olduğu için övülür. insanların onu övüp övmemesi bu durumu değiştirmez. Rabbimizin bu ismini doğruca anlamak imanımızı selamette tutmak için çok büyük bir yardımcıdır. Cünkü önce Allah'ın varlğından şüphe duyup sonra da inkâr edenlerin pek çoğu bunu O'nun işlerine akıl erdiremedikleri ve dünyada bu kadar kötülük varsa, gücü her şeye yeten ve sonsuz iyi olan bir tanrının olamayacağına hükmetikleri için yapıyorlar. Hamîd ismi ise bize en baştan, Rabbimizin her işinin övgüye layık olduğunu, O'ndan bir eksiklik sadrolamayacağını hatrlatarak kötülük probleminde dikkatlerimizi başka bir yöne çeker. Kur'an'ın bize söylediğine göre aslında başımıza gelen aksiliklerin çoğu bizim kendi davranışlarımzın sonucudur ama biz bunu görmek istemeyiz, onun yerine suçu ya kadere ya da -haşa- doğrudan Allah'a havale ederiz.
Veli
İman edenlerin dostu.. Allah'ın dostluğu, tüm yetki ve gücü elinde tutan bir makamın dostluğu demektir. "Allah iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır." "Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin."(tirmizî)