Kerem Sakin

Kerem Sakin
@KalemVeRuh
"Köpükte kaybolan kalpler, sıcak sohbetlerde bulunur."
İlişki Koçu
Yüksek Lisans
2 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Gecenin bu saatinde herkes uyurken, sadece kalbim ayakta… seni sayıklıyor sessizce.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalpten Aptallığa: Aşkın Karanlık Yüzü
1000Kitap
Yüzsüzce Sevilenler
Bazı insanlar var… Ne yaparsan yap, kıymet bilmez. Ne kadar seversen sev, bir gram değişmez. Hatta ne kadar çok verirsen, o kadar daha az değer verir sana. Çünkü sen onun gözünde "hep orada" olan kişisin. Aramasa da, sussa da, yok saysa da… Sen yine de kalacaksın sanıyor. Ve işin garibi ne biliyor musun? Haklı. Çünkü sen onun yüzsüzlüğünü bile sevecek kadar körsün. Sen, onun “beni zaten seviyor” rahatlığıyla zehirlediği kişisin. Bu yazıyı okuyorsan, kendine şunu sor: Ona mı kızgınsın, yoksa kendine mi? Birini severken kendini unutan herkes bilir bu hissi: Yüzsüz birini kalpten ağırlamak… Ve sonra onun, seni kapının önüne bırakışı.
Duygu ve Düşünce
Kendini Affettin mi?
Birini affetmek bazen kolaydır. Bir mesajla, bir özürle, bir zamanla... Ama asıl mesele, kendini affetmektir. Hatalar yaptık, değil mi? Yanlış insanlar sevdik. Yanlış zamanlarda sustuk. Belki de en çok kendimize sırt döndük. Bir başkasını mutlu etmek için kendimizi unuttuk. Kendimize "evet" dememiz gerekirken, hep "tamam" dedik… başkaları için. Ve sonra kırıldık. Ama başkasına değil… kendimize. Çünkü insan en çok, kendi kendini yaralayınca susar. Kendi iç sesine küstü mü bir kere, kimse duyamaz onu. Ben affetmeye başkalarından değil, kendimden başladım. Beni değersiz hissettirenleri değil… Onlara müsaade eden “beni” affettim önce. Göz göre göre yanlışa yürüyen, "belki değişir" diyen, “bir şans daha” diye kendini kandıran beni… Çünkü kendini affetmeyen biri, huzura varamaz. Hatalarından ders alırsın, tamam… Ama o hataların içinde kendini boğarsan, geçmişin seni sürekli zincirler. Bu yazıyı okuyorsan, kendine şu soruyu sor: "Gerçekten kendimi affettim mi?" Yoksa hâlâ içimde taşıdığım o kırık çocuğa mı kızıyorum?
1000Kitap
Birini sevmek mi, yoksa sevilmeyi beklemek mi?"
Bazı geceler insanın kalbi sessizliğe çarpar. Dışarısı gürültülü bile olsa, içeride derin bir suskunluk olur. Kalbinin tam ortasında bir isim, bir his, bir yarım kalmışlık… Ve o soruyu sormaya başlarsın kendine: “Ben sevdim mi? Yoksa sadece sevilmeyi mi bekledim?” Birini sevmek cesaret ister. Kendinden vermeyi, egonu bir kenara bırakmayı, ‘ya olmazsa’ ihtimaline rağmen yürümeyi ister. Sevmek, karşılıksız bile olsa, kalbini teslim etmektir. Söz değil, eylemdir. O mesajı ilk sen atarsın. O gözlere ilk sen bakarsın uzun uzun. Belki ilk sen vazgeçersin gururdan, ilk sen düşersin yollara. Ama sevilmeyi beklemek... Ah, o bambaşka bir yalnızlıktır. Birinin seni fark etmesini, sevmesini, sana yaklaşmasını istersin. Kendi içinde fırtınalar kopar ama sessiz kalırsın. Hep bir işaret beklersin. Bir mesaj, bir bakış, bir tesadüf... Ama hayat, sessizliğe cevap vermez çoğu zaman. Bense ikisini de yaşadım. Sevdim, yandım. Bekledim, sustum. Ama sonra şunu fark ettim: Sevilmek, insanın elinde değildir. Ama sevmek… Bu senin gücündür. Bu, kalbinin içindeki en gerçek duygudur. #Sevgi #Aşk #KalpYolu #YarımKalanlar #İçtenlik #İlişkiNotları #AşkTerapisti #1000kitap #DerinYazılar #KalptenKalbe O yüzden artık beklemiyorum. Seviyorsam söylüyorum. Özlüyorsam yazıyorum. Kalbim varsa, yaşıyorsam ve hissediyorsam, ifade ediyorum. Çünkü sevgi, dile gelmezse eksik kalır. Bekleyerek kaybettiklerim çok oldu. Ama sevip kaybettiklerim… bana hayatı öğretti. Ve belki de en güzeli şudur: “Sevdiğini söyleyen pişman olur belki… ama hiç söylemeyen, hep yarım kalır.” Sen hangisisin? Kalbini gösteren mi, sustukça yavaş yavaş kaybolan mı?
1000Kitap