İçine sürüklendiğimiz bu konformizm, hayata karşı bu mesafe, bu doğallıktan uzaklaşış, "bu hijyenik ve histerik Müslümanlık" İslam'ın bazı alanlarını "din adamlarına" bırakıp köşeye çekiliş, çocuklarımızın eğitiminde gösterdiğimiz bu çekingenlik ve ürkeklik bize yakışmaz.
İsmini henüz bilmediğiniz çocuklara "küçük hanım" ya da "küçük bey" diye hitap ettiğinizde kibar bir büyük olarak onları ciddiye almış, değer verdiğinizi göstermiş olursunuz.
Yeryüzünde bütün ıstırapların aza kanaat etmemekten doğduğunu bil ve kanaatkarlığı kendine rehber edin. Çünkü ister denize ister kuyuya daldır; alacağın su, elindeki kabın büyüklüğü kadardır. Pencereye bakan camın kirini, pencereden bakan dışarıyı görür. İyilik etmekten hiç usanma ve iyiliğin karşılığı olarak da bir şey bekleme. Zaten iyiliğin hakiki bedeli yaptığın hayrın kendisi değil midir?