Hayatı Türk filmlerindeki gibi sanan adam

Hayatı Türk filmlerindeki gibi sanan adam
@Kalender20
Kitap okumak
Lisans
Dünyanın herhangi bir noktası
Hastane
289 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
İhtiyar Adam ve Atı ( Sadece sabırlı, meraklı insanlar okuyabilir)
Öykü ünlü Çin düşünürü Lao Tzu'nun zamanında geçer. Lao Tzu, bu öyküyü çok sever ve anlatırmış. Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler. İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. ”Sadece at kayıp” deyin, çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez. Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler. Babalık demişler, sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil, adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var. “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu adamın akli dengesi yerinde değil” diye alay etmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul, şimdi
Reklam
Bu havada gidilmez, aslında hiç gidilmez...
Titanik de nereden çıktı?
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2019 22. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitap , okuması zevkli, akıcı üsluplu fakat gerçek mi kurgusal mi anlayamadigim bir kurguya sahipti. Araştırmalarım benim şüphelerimi doğru çıkardı. Ömer Hayyam,Nizamülmuk gibi eserde geçen kahramanlarin aynı dönemde yaşamadıkları yazıyordu. Kitapta ise tanışıp sohbet bile etmişlerdi bu iki karakter.Kitabi okuyali uzun bir süre olmasından dolayi incelememi kısa kesmek zorundayım. Kitabın Hasan Sabbah'tan bahsettiği bölümler elinizden bırakmayı biraz erteletebilir. Tüm bu olayları Titanik'le(Bildigimiz filmi olan Titanik :)beslemesi ayrı bir tartışma konusu.İyi okumalar
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Demokles'in Kılıcı Deyimi
Romalı Çiçero'nun yazıtlarında yer alan bir hikayedir Demokles'in kılıcı. M.Ö. 4. yüzyılda Akdeniz'de Sicilya adasında Sirakuza Krallığı vardır. Kral Dionysios'tur. Sarayda hem Dionysios'un yakın dostu hem de danışmanı olan Demokles de vardır. Demokles sürekli kral Dionysios'un rahat ve huzur içinde gösterişli bir hayat yaşadığını çevresine anlatır. Dionysios bu sözleri duyar ve birgün Demokles'e tahta oturmanın mutluluğunu onun da tatmasını ister! Krallık tacını tahtını büyük bir tören düzenleyerek Demokles’e verir. Hizmetçilerinden de kendisine yapılan hizmetin aynısının yapılmasını ister. Demokles büyük bir keyif ve mutluluk içindeyken tahtının üstünde hemen başında yer alan kılıcın at kuyruğuna bağlı bir şekilde sallandığını fark eder ve korkmaya başlar. Ve krallık tahtının o kadar da rahat ve mutluluk verici olmadığını her an tehlike altında yaşandığını görür, anlar. Demokles'in kılıcı sözünün anlamı; dışarıdan göründüğü gibi makam ve mevkiler çok rahat değildir. Büyük görevlerin büyük sorumlulukları vardır ve her zaman ağır bir yükün altındadırlar.