Ensari Toprak

Ensari Toprak
@KalenderBirOkur
instagram.com/kendimii_ararke... youtube.com/@KalenderBirOku... #Kendi şiirlerinin yolcusu. #Yegane teselli kaynağımdır kitaplar. #Okuyun! Ruhu ve bilinci genç ve diri tutmak için..
sanat sanat için mi?
8/10
·472 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap, Osmanlı zamanında eşinden dört yıldır haber alınamayan bir annenin iki çocuğu ile beraber yaşamını, sonra akrabası Kara ile yaşadığı aşkı, daha sonra dönemin padişahı tarafından yapılması istenen gizli bir kitabın nakkaş ve hattat konusunu, aynı zamanda nakkaşlardan birinin esrarlı bir şekilde öldürülmesi ile cinayet olayını anlatır. Kitabı uzun bir sürede ancak bitirebildim. Hatta ilk elli/yüz sayfayı okurken bırakmayı düşündüm zira içindeki anlam bağını kuramadım. Ancak ilerleyen sayfalarda kitaba ısındım. Kitabın dili farklı bir üslupla anlatılmış. Zira Sanat, aşk, ölüm, evlilik, mutluluk gibi konu ve nesneleri (hatta kitap kahramanlarını) kendi diliyle anlattığı için kitaba güzel bir hava ve heyecan katmış. Gel gelelim naçizane küçük bir eleştiriye; kitapta ayetlera, sık sık Peygambere ve Kur'an'a atıfta bulunulmasına rağmen, Kara ve Şeküre arasındaki aşkı anlatırken bel altı (cinsel yönü) olayını çok şehvetle ve canlı aktarmış. Tamam aşkı anlat fakat bu denli şehvetli anlatmana gerek yoktu. İlla anlatacaktın o zaman ayet, Kur'an, peygamber'den hiç bahsetmeydin. Yani bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamadım.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 199820,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
mutlu son
8/10
·192 syf.··
2026 1. kitabı
Mutlu son ile biten okuduğum çok nadir kitaplardan biri.. Kitaba ismini veren Felatun bey ile Rakım efendi iki zıt kutup, mamafih (bununla beraber) aynı zamanda iki dost da... Felatun bey, batının simgesi bir kişi, sürekli yer içer, hayatının anlık keyfini yaşar, binaenaleyh (bundan dolayı) son durumda beş parasız kalır. Rakım efendi ise, kendi kültürünün yoldaşı, herkes tarafından sevilen, herkese saygı duyduğu için bittabi (doğal olarak) herkes tarafından sevilen, hayatını kontrollü ve disiplinli yaşamaya çalışan bir kişilik. Ve tabiki mutlu son. Rakım efendi cariyesi Canan ile evlenir, onu ölümüne seven ve ders verdiği Can ise ondan vazgeçer ve ailesinin istediği kişiyle evlenir. Hayatını Rakım efendi gibi mümtaz bir kişilik ile idame ettirenebilen kişi, biiznillah (Allah'ın izniyle) elhak (gerçekten) daha mutlu olur. Son olarak bahusus (özellikle) kitap sayesinde yeni öğrendiğim kelimeler oldu. Bu da en sevdiğim yönü oldu. Hatta kitapta da sık sık kullanıldı: Bahusus: özellikle Biiznillah: Allah'ın izniyle Bittabi: doğal olarak Mamafih: bununla birlikte, hal böyleyken Filvaki: gerçekten Binaenaleyh: bundan dolayı, bunun için Elhak: doğrusu, gerçekten, hakikaten
Felatun Bey ve Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Kent-a Yayınları · 201228,2bin okunma
Devedikeni:Hacı Murat
9/10
·192 syf.··
2025 38. kitabı
Tolstoy, kitabın girişinde insanoğlunun birçok canlı varlık, bitki, ağaç, toprak gibi her şeyi kendi yararı uğruna yok ettiğinden bahisle buna ancak tarla ortasında bulunan bir devedikenin mücadelesi sebebiyle ayakta durduğunu, hatta bu devedikenini kendi eliyle bile dalından kopartırken ne kadar endamlı, mücadeleci yönüyle ile beraber teslimiyete ve boyun eğişe karşı dik duruşu duruşundan sembol olarak görür. Binaenaleyh bu konu üzerine Hacı Murat hikayesini bize aktarır. Ki kitap kahramanı Hacı Murat, mücadeleci, özgür ruhlu, teslimiyete ve boyun eğişe karşı dik duruşunu anlatır. Hikâyenin sonunda Hacı Murat ölmesine rağmen verdiği mücadele tam bir devedikeni simgesine eşit olur. Devedikeni deyip geçmeyin. Ondaki asil ruhu ve onurlu duruşunu ancak bu hikayeyi bitirdikten sonra anlarsınız.
Hacı MuratLev Tolstoy · Çağdaş Kitap · 202118,4bin okunma
Hayali bir kahramanlık
9/10
·248 syf.··
2025 34. kitabı
Sanırım ortaokul (lise başı da olabilir) yıllarında bu kitabı okumuştum ancak hiçbir şey anlamamıştım. Zira içinde mantığa sığmayan birçok olay yaşanıyor. Kendine Donkişot ismini veren olay kahramanı, çok sayıda okuduğu şövalye kitaplarından sonra kendini bir anda şövalye olarak görür ve bir şövalyenin tüm durum ve yaşam şeklini bu kitaplar sayesinde öğrenen Donkişot, bunu hayata geçirmek için yanına bir seyis alarak yola çıkar. Kendisi gibi saf olan seyisi Sanço Panza, Donkişot'un alacağı başarılar ile kont veya bir adanın valisi olacağı hayaliyle onun peşine takılarak yola çıkarlar. Bu yolculukta birçok olayı kendileri yaratırlar, olmadık şeylerden hayalindeki şövalyelik durumları bağdaştırmaları sonucu kimi zaman dayak yerler, kimi zaman aç kalırlar, kimi zaman komik duruma düşerler ve kimi zaman da zafer kazanırlar(onlara göre). Donkişot'u bu şövalyelik hastalığından kurtarmak ve onu evine döndürmek için bir plan yapılır. Yapılan karşılıklı çarpışma sonucu Donkişot yenilir ve bir yıl evinde oturma sözü verdiği için yenilgiden sonra evine döner. Ancak Donkişot bundan önce yaşadığı durumlardan dolayı zayıf düşmüştür hastalanır. Öleceğini bilir ve tam bu sırada aklı başına gelir. Okuduğu o şövalyelik kitaplarının başına neler açtığının farkına varır lakin iş işten geçmiştir. Bundan dolayı son sözü şu olur: Sadece bir şeye üzülüyorum; o da aklım başıma çok geç geldiği için kaybettiğim zamanı, ciddi ve faydalı kitaplar okuyarak değerlendiremiyeceğime!... Şunu unutma sevgili yeğenim: Tanrının insanlara sunduğu en büyük nimet, en değerli hazine akıldır.
Don KişotMiguel de Cervantes · Koloni · 201927,5bin okunma
Bir Çocuk...
9/10
·180 syf.··
2025 32. kitabı
Yazarın Toprak Ana, Dağlar Devrildiğinde kitaplarından sonra geçte olsa okuduğum üçüncü kitabı oldu. Cengiz Aytmatov, herhalde yaşamından gelir ki, genel olarak kitaplarında dağları, ovaları, suları, tarımı, hayvancılığı, yaban hayvanlarını konu edinir. Okuduğum bu üç kitabında da bu konular geçer. Tabi Toprak Ana kitabı bir başka güzel yazılmış. Bu kitabında ise asıl baş kahraman olan küçük bir çocuktur. Bu çocuk anne babasızdır ve dede ile nenesi ona bakmaktadır. Anne babasını hiç görmediği halde onları hayal eder. Dağın zirvesinden bir dürbünle, sudan geçecek olan Beyaz Gemiyi kolaçan eder ve bu gemide babası olduğuna inanır. Hatta bu dürbünden kimi zaman suyun içinde kendini balık olarak görür ve farklı hayal alemine dalar. Dedesi ona bir çanta alarak onu okula gönderir fakat okul çok uzak ve yol kötü. Buna rağmen dedesi atla okula götürüp getirir. Öbür yandan dedesi ona sürekli Geyik Ana masallarını anlatır. Bu masala göre geyikleri öldürmek tamaman yanlıştır. Zira soyları Geyik Ana sayesinde çoğaldığına inanılır. Fakat dedesinin bir kızı var. Bu kızı zalim ve faşist biriyle evlidir. Çocuğu olmadığı için bu kocası tarafından sık sık dövülür. Hatta Orozkol eşini dövüp evden kovar. Dede, kızı ile damadı mutlu olsun, evlerine huzur gelip barışsınlar diye istemeden ve baskıyla Geyik Anayı vurmak zorunda kalır. Geyik Ananın etiyle ziyafet çektiğini gören küçük çocuk midesi bulanır, bedenine ateş basar. Geyik Ananın nasıl vurduklarına çok üzülür. Tüm bu yaşananlara baş kaldırıp evi terk eder ve suda tekrar balık olmak istediği için kendini suya atar. Çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin sen. (Syf.179) Bu kitapta bir çok konu var. Başta kadına şiddet, zulüm, zulüme baş kaldıramama, hayal gücü, insanın geçmişiyle ilişkisi gibi bir çok konu işlenmektedir. Akıcı
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202187,4bin okunma