Aşktan çok cinselliğin tarihi diyebiliriz. Çünkü eskiden beri ne evlilikte ne sosyal hayatta aşk yer almamış. Bunu öğrenmek üzücüydü. İlk insanlardan günümüze kadar aşkın, evliliğin, cinselliğin, kadın-erkek ilişkisinin tarihini anlatan güzel bir kitap. Her dönemin uzmanına yöneltilen sorularla sohbet havasında gerçekleşen bir röportaj gibi yazılmış kitap. Bu oldukça hoşuma gitti. İş Bankası'ndan çıkan ... En Güzel Tarihi serisinden ilgimi çeken birkaçını daha edindim onları da okuyacağım. Bu kitabı ve anlatım tarzını da sevdiğim için diğer kitaplarını da önerebilirim şimdiden.
Açıkçası tüm o sanat eserleriyle, edebiyatla anlatılagelen güzel aşkların var olmadığı, sanata yansıyan şeylerin genelde bastırılan olgular olduğunu öğrenmek acı vericiydi. Eski dönemler çok baskıcıymış. Öyle ki kilise ve devlet cinsellik konusunda evlilerin yatak odalarına bile karışmaya başlamış. Kilise resmen din var olduğundan beri insanları hep cinsellik konusunda çok katı bir şekilde sınırlamış. Evli insanların bile sadece üremek amaçlı seks yapabileceğini asla haz almamaları gerektiğini, hazzın ve cinselliğin büyük günah olduğunu bir dönem özellikle vurgulamış. Bu kilise var ya çok bağnaz. Hep kadınlara saldırıp erkeklere hodri meydan demişler yüzyıllardır. Okurken acayip sinirim bozuldu bunları. O kadar akıl almaz şeyler var ki anlatıp kimsenin hevesini kırmak istemiyorum. Ya sırf kadın zevk almasın diye kadın sünneti yapılır mı insafsızlar. E kadın zevk alıyor da erkek almıyor mu bre cahiller? Erkeklere hep bir ayrıcalık. Ne çektiyse kadınlar çekmiş yüzyıllar boyu. Hele evlilik kurumu. Aman Allahım o ne öyle. Onlara evlilik demeye bin şahit ister. Binbir türlü iğrençlikler. En iyisi siz kitabı okuyun, yoksa ben oturup her şeyi anlatacağım burada :D
Önerimdir, keyifli okumalar.