bir hayal kahvesinde
oturup ömür çayından içiyoruz.
her seferinde biraz daha az yanıyor dudaklarımız.
her seferinde biraz daha soğuk çayımız.
kahvede yıkılmak üzere zaten…
gelenler aynı, gidenler ayni…
çıkalım mı artık bu kahveden?
bir yudum daha mı? neden?
yanmadı mı dudakların hala?
seni sevdim
seni birden bire değil
usul usul sevdim.
“uyandım bir sabah” gibi değil
nasıl yürür öz su dal uçlarına
ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara…
Gülten Akın