Ekşi,küflenmiş bir ekmek gibi kokuyor bu şehrin koltuk altları.
Köpeği vurulmuş bir çoban sessizliğine gömülmüş gibi oluyor bu saatlerde.
Herkes kendi ihanetine dönüyor ve herkes bir 'kes' arıyor 'kes' sizliğinde!
Kocaman adamlar ve kadınlar kahkahalarında saçları daha yeni örülecek kıvama gelmiş kızları, önce doğurup sonra boğuyorlar!
Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine
.
.
“Allah’ım, bizi topraktan yarattığın için mi bunca șey gömdüm ben bu bedene? Burada olan burada kalsın diye mi eşeledim bedenimi, o yüzden mi derin çukurlar kazdım, o yüzden mi içime sakladım bunca kederi, gecikmişliği ve hasreti?”
Ah sonumu küçük şeyler getirecek benim
Küçük meselelere büyük takılacağım
Kağıt kesiğinden olacak sonum
Boşluğuna geleceğim kendimin
Biliyorum..
|Büşra Sarıkaya