İnsanoğlu giderek artan üretim ve refah seviyesine rağmen kişilik duygusunu her geçen gün kaybetmekte, böyle bir düşünce büyük ölçüde bilinçaltında olmasına karşın hayatın anlamsız olduğunu hissetmektedir.
Çağdaş insan boş vakitlerinin büyük bir kısmını pasif bir şekilde geçirmektedir. O artık ebedi bir müşteridir; içecek, yiyecek, sigara, ders, seyahat, kitap, film "satın almakta"; tüm bunları tüketmekte, yiyip yutmaktadır. Dünya onun iştahını tatmin etmek için büyük bir nesne; büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir. İnsanoğlu süt çocuğu haline gelmiştir, sürekli olarak beklenti içindedir ve sürekli olarak hayal kırıklığına uğramaktadır.
Arius'a göre tanrı tektir, ondan başka bir ilah yoktur, oğlu da öz olarak babadan farklı ve ondan bağımsız bir varlıktır. O gerçek bir tanrı değildir, onun ilahi özellikleri yalnızca sonradan kazanılmış olan kısmi özelliklerdir. Ölümsüz olmadığı için bilgisi de mükemmel değildir, bu nedenle babayla aynı Şerefe layık değildir.