Varoluştan en büyük verimi almanın sırrı ve en büyük mutluluk, tehlikeli şekilde yaşamaktır. Şehirlerinizi Vezüv Yanardağı’nın eteklerine kurun! Gemilerinizi keşfedilmemiş denizlere yollayın! Akranlarınızla ve kendinizle savaş içinde yaşayın.
Nasıl yeniden "kendimizi bulabiliriz?" İnsan nasıl "kendini tanır?" O, karanlık ve üstü kapalı bir varlıktır. Yabani tavşanın yedi kat postu varsa, insan yetmiş kere yedi kat deri değiştirip yine de "İşte gerçek sen; bunun altında başka bir deri yok artık" diyemeyebilir.
Oysa bu çağın yurttaşı olmadığını hissedenler, nasıl da umut dolu olmalılar! Eğer bu çağın yurttaşı olsalardı, "zamanlarını öldürme" işine el atmaları gerekirdi ve -yurttaş olarak- kendileri de böylece çürüyüp giderlerdi. Ama kendini bu çağın yurttaşı hissetmeyenler, bunun yerine, daha iyi bir zamanı hayata geçirmeyi ve kendileri de bu hayatın içinde yaşamayı dileyebilirler.