İnsanları okumak, bir kitabı okumaktan çok daha yorucu. Kitapların sonu bellidir, sayfaları çevirdikçe sona yaklaştığınızı bilirsiniz. Oysa bir insan, her sabah yeniden yazılan, dipnotları sürekli değişen ve hiçbir zaman tam anlamıyla bitmeyen bir taslaktır.