Gerçi bir İngiliz atasözü: "Yüz tavşandan hiçbir zaman bir at meydana gelemeyeceği gibi, yüz şüpheden de hiçbir zaman bir delil meydana getirilemez!..." der. Ne var ki bu, mantığın, sağduyunun sesidir. Ama, sen gel de insanın içindeki tutku iblisine laf anlat! Çünkü, sorgu yargıcı da sonunda bir insandır
Doktorun düşüncesine göre delilerin organizmasında ciddi hiçbir bozukluk yoktur. Delilik, deyim yerinde ise, bir man-tık yanlışlığı, bir düşünce bozukluğu, bir görüş sakatlığıdır
İktidara geçmeye hakkım olup olmadığını, kendi kendime sorup soruşturmaya başladıysam, demek ki iktidara geçmeye hakkım yokmuş! Mesela, hiç olmazsa bu noktayı bilmediğimi nasıl düşünebiliyorsun? Ya da insan bir bit midir, sorusunu sorarsam, demek ki insan benim için bir bit değildir. Belki aklına böyle bir soru gelmeyen, soru falan sormadan doğrudan doğruya giden birisi için bir bittir. Napoleon gider miydi, yoksa gitmez miydi, diye günlerce kafa patlattığıma göre, kendimin bir Napoleon olmadığımı açıkça hissetmiş sayılırım...