İbrahim edhem şöyle dedi; "kim karnını kontrol altına alırsa dinini de kontrol altına almış olur. Kimde açlığına sahip olursa güzel ahlaka sahip olur. Allahü teala'ya isyanda bulunma. O (c.c) tok olana yakın ve aç olandan uzaktır.
Az yeme, kalbin inceliğini, anlamanın kuvvetli olmasını, nefsin boyun eğmesini, öfke ve heva'nın zayıflığını kaçınılmaz kılar. Çok yeme ise saydıklarımızın tersini zorunlu kılar.
Kalp doktorları şöyle demişlerdir: kalp ile göz arasında bir geçit ve Bir yol vardır göz bozulduğunda (fesada uğradığında) kalbin bu geçidi bozulur böylece kalpte bozulur ve necaset, kir ve pislik yeri olan çöplüğe dönüşür. Böylece; marifetullah, muhabbetullah, ona dönüş yeri olma, onunla beraber ve ona yakın olma sevincinin yeri ve mekanı olmaya uygun düşmez. Bilakis bunların zıtlarına uygun bir yer ve mekan olmuş olur.
2- HARAMA BAKMAK.
Harama bakmak hoş ve güzel göstermeye sebep olur. Bakılanın suretini bakanın kalbine yerleştirir. Böylece Müslümanın kalbinde çeşitli ifsat bozukluklar meydana getirir, bunlardan bazıları:
3). Kalbi meşgul etme, onun için faydalı olan şeyleri unutturma, kalbi ile arasını açma, yaptığı iyi şeylerden nefret ettirme ve gaflet ile hevasına uymaya onu sürükler. Bu hususta Allahu Teala şöyle buyuruyor:
”Adımızı anmayı kalbine unutturduğumuz ve ihtiraslarına tutsak olarak kendini akıntıya kaptırmış kimselerin arzularına uyma."
Kehf suresi. 28.ayet
Muaz radıyallahu anh'tan şöyle rivayet edildi: peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ona:
Sana bütün bunların temelinin bağlı olduğu şeyi bildireyim mi? Dedi.
Muaz -evet, ya resulallah! dedim.
Bunun üzerine Hz peygamber dilini tuttu ve:
"Şunu koru!" Buyurdu. Ben:
- ya resulallah! Biz konuştuklarımı
zdan da sorgulanacak mıyız ? dedim.
"Annen yokluğuna yansın ey muaz! İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen ancak dilleridir!" Buyurdu