❗️Anısı kendinden uzaklaşmış kuytu derinlikler..
❗️Yalan herkesin gerçeğe bir şey eklemesiyle ortaya çıkar.
❗️Evli çiftler, dünyanın neresinde olursa olsun, hep yavaş adımlar ve düşmüş omuzlarla ağırdan alarak dönerler evlerine. Çünkü, onları neyin beklediğini bilirler.
❗️En sağlam sınırlar ölülerle yapılandır.
❗️En kötü yabancı çeşidi, bir zamanlar tanıdıklarının arasından çıkar.
❗️Sabah rüzgarının fısıldadıkları insanı dünyayla barıştırır.
❗️Kağıdı kabarmış bir minyatürde kimse kimseyi tanıyıp bulamaz.
❗️Yurtdışındayken tanıştığı bir kadının, o zamanlar kendisi için fazla bir şey ifade etmeyen sözlerini hatırlıyor birden.
Kadın siyasi sürgündü ve Akhbar, kadının fazladan öfkesini buna yormuştu. "Burkaya giden yolu çador açar," demişti kadın.
Çador, annelerimizin, ninelerimizin geleneksel ve masum başörtüsü değildir yalnızca, kafalarımızdaki köprüdür.
Örtünmek bir ahlak haline getirildiğinde, arkası mutlaka gelir; karara karara gelir. Örtünmenin sonu yoktur. Kadınlar
kefene kadar örtünmek zorunda kalırlar."
❗️Yarısını yitirdiği hayatı şimdi anlıyordu: Çünkü, insan, annesini bir başka anneyle hatırlar. Yüzler, anısını başka yüzlerle tazeler. Bir erkeğe kimi zaman sevgilisini düşündüren şey, yolda yürürken gördüğü bir başkasıdır. Bizi aşık eden çok eski çağrışımlarımızdır, çocukluk kadar uzakta kalmış çağrışımlarımız; şimdiki zaman içinde yaşadığımız aşkı bize hatırlatan, onu güçlendiren, yaşatan şeylerse yeni çağrışımlardır. Bu çağrışımlara neden olan başkalarıdır, başkalarının varlığıdır. Sevdiğimiz kişiyi, onu bize hatırlatan bir dünyayla birlikte severiz.
❗️Hayatı boyunca kelimelerden korkmuştu. Kelimeler ona içinin tehlikeli bir yer olduğunu söylüyor, bu yüzden mümkün olduğunca kelimeler olmadan düşünmeye çalışıyordu. Kelimeler, içiyle dünya arasında engeldi.