Daisy Darker, yazardan okuduğum üçüncü kitap ve maalesef hayal kırıklığı oldu. Şu ana kadar yazdığı kurgulara bayılmıştım ve bu kitaba da bayılacağıma emindim. Fakat yanılmışım, kitabın çok zorlama olarak yazıldığı belliydi. Yazar sırf ters köşe yapabilmek için yazmış. Sonu beni hiç tatmin etmedi. Gerilim/korku kategorisinde geçiyor ama ne korktum ne gerildim. Sürekli "Evet, artık bir şey olacak, şu an olaylara gireceğiz," şeklinde okudum. Ama hiçbir şey olmadı.
Ailenin en küçük kızı Daisy Darker, kalbi kırık olarak doğmuş, birçok kez ölüm tehlikesi geçirmesine rağmen ameliyatlarla ve ilaçlarla hayata tutunmuştur. Büyükannesi, 80. doğum gününü kutlamak ve vasiyetini açıklamak için Daisy ve ailesini Deniz Camı adını verdiği evine davet eder. Herkes Deniz Camı'nda toplandığında vasiyetini açıklar ve bir süre sonra ölü bulunur. Deniz Camı, denizin ortasında olduğu için belli saatlerde sular çekilir ve kıyıya ulaşmak imkânsız olur. Bu sebeple sular çekilene kadar beklemek zorunda kalırlar. Ve hikayemiz başlar.
CoHo’nun Layla kitabına çok benziyordu. Gerçeküstü hikayeleri sevmiyorum. Üstelik yazar, okuyucuyu şaşırtabilmek için birçok gereksiz detay eklemiş. Yazar tekrar kitap çıkarırsa okurum ama bu kitabını beğenmedim.