Süleyman, beni daha da afallatarak bağırdı.
"Bir şey yok, Delal.”
Arkasını dönerek işine devam etti. Ben dâhil herkesi sersemleterek, şarkılar mırıldanarak işine döndü.
Ellerimden can çekilmiş, kalbim gümbürdüyordu.
“Delal ne demek?” diye sordu, tüm o kargaşanın içinde kalan Yusuf.
Utançtan renk değiştirdim. “Zelal demek istedi...…” dedim kendimden utanarak. “Dili dolandı.”