Hem kendi cinsinin hem de insanoğlunun nefreti altında gelişimini sürdürüyordu. Ama bu gelişme, kendisi böyle istemediği halde, hep tek yönlü olmuştu. Sevgi, bağlılık gibi hislerin gelişmesine imkan yoktu. Öğrenmek zorunda kaldığı tek bir geçerli kural vardı: Güçlüye boyun eğmek, zayıfı ezmek!
Annesi ve içinde gelişen korku, beyaz duvardan uzak durmasını emrediyordu ana büyümek demek, hayat demekti. Hayat ise, hep ışığa koşmayı gerekli kılardı.
Şimdiye kadar böylesine rastlanmamıştı; sınıflandıramadığı, kabul ettiği kuralların içine sokamadığı bu "bilinmeyen"den. Zira, asıl bilmediklerimiz korkutur bizi.