Ganire Paşaya, " Türkler çok unutkan," demişti, "tarihlerini unutuyorlar. 1918'de Ermenilerin yaptığı katliamdan sonra 1920'de barış oldu, onları affettik. Bir asır boyunca hep toprak verdik, Nahcivan ile Azerbaycan arasındaki toprakların hepsi Ermenistan'a gitti. Türkiye ile Azerbaycan arasına Ermenistan girdi. Bunları unutmamalıyız ".
Unutturmaya çalışanlar Batı'nın demokrasi havarileriydi.
Tenzile,"Bu nasıl bir demokrasi anlayışı ki demokrasi dağıtan ülkeler Karabağ konusunda dut yemiş bülbül gibiler," diyordu. Batı, bir milyon göçmeni görmezden geliyordu.
Karabağ ve Ermeni işgali altındaki topraklar Azerbaycan'ın beşte biriydi. Bu tokat gibi gerçek, Batı'nın adil, demokrat, barışçıl anlayışının en özlü ifadesiydi!
"Demokrasi cok önemli bir değerdir. Özgürlük de öyle! Her insanın ozgur yaşaması kutsal hakkıdır. Ama özgürlük benim kültürümü, değerlerimi yok etme hakkı değildir! Eğer batılı bir kadın, özgürlüğü çıplaklık olarak görüyorsa bunu bir Türk kadınına dayatma. Amerika bunu yapıyor. Kendi değerlerini demokrasi, özgürlük diye başka toplumlara dayatıyor.Bakin son zamanlarda Batı, İslam dünyasına karşı bayrak açtı. Kendi değerlerini karşı tarafa empoze etmeye kalkıyor. Kendi demokrasi anlayışını dayatıyor. Özgürlük ya dademokrasi, ulusal çıkarlar tarafından belirlenir. Başka bir ülke tarafından değil!"
Sayfa 32 - Devlet Başkanı Mukhu Aliyev·Kitabı okudu
-"Dağıstan'ın bağımsızlığını isteyenler var. Neden olmasın?"
+"Rusya buna izin vermez, veremez. İmam Şamil döneminde de Batı, çeşitli gruplara yardımlar yaptı, Rusya'dan ayrılın, bağımsız olun, dedi. Aslında Batı'nın egemenliğine girin diyorlardı. Neden? Konu petroldür. Baku'den gelir, Dağıstan'dan geçer! Burası Asya'ya açılan kapıdır! Dünyanın gözü hep burada olmuştur....."