Başkaldırdım, bana gaddarca “sabret” diyen aklıma. Gaddardı benim aklım biliyorum, ama kalbimde neler dönüyor hiçbir fikri yoktu.
Acımasızdı benim aklım, çünkü beni kendine hapsetmişti.
İçimdeki çocuk her gece sessizce “kapıyı aç ve kaç” diyordu kulağıma.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aramadığı her günün gecesinde, hiç iyileşmeyecek amansız bir hastalığa tutulmuş gibi sabaha kadar uykusuz kalıyordum.
Her yeni güne gözlerimdeki umut yıldızları ışıl ışıl parlarken başlıyor, gece olduğunda o yıldızların bir bir kararıp bilinmezlere düştüğünü görüyordum.
O pahalı sigarasından bir tane de ben yakarak, belki de tüm hayatına eşlik etmeye başlamıştım.
Sıcaktan bunalıp da su yüzüne çıkan kırmızı balıklar gibi, belki biraz oksijen belki biraz da ferahlık bulurum umuduyla.
Acım bitecekti biliyordum da ya kırılmışlığım, ona duyduğum kırgınlık bir ömür bitse bitmeyecekti.
Mesele sadece kırılmış olmam değil, kırılacağımı bildiği hâlde beni kırmış olmasıydı.
Sonunda öyle bir şey sezdim ki bugün bile bunun huzurlu yaşamın en büyük sırlarından biri olduğuna inanırım.
“Acıyı dibine kadar çekeceksin ve bitecek!” Çekmezsen bitmiyor.
Ağlamak mı istiyorsun, aylarca, belki yıllarca ağla, böğüre böğüre ağla! Kendini paralamak mı istiyorsun parala, duvarlara vur kafanı! Uykusuz kal, şişsin gözlerin, mosmor olsun yüzün gözün! Gebermek mi istiyorsun, geber gitsin! Kendine hiç acıma, ne kadar işkence edebiliyorsan et!
Ama emin ol, ölüm yok sonunda.