İşte tam şuraya oturacağız seninle. Altından ırmaklar akan o uçsuz bucaksız yeşilliklerin üzerine. Konuşamadığımız ne varsa anlatacağız. Bitecek dilimizin ve ruhumuzun kekemeliği de. Sonsuzluğa bırakacağız kelimeleri.
"Galileo Galilei 'sayılabilir olan say, ölçülerbilir olanı ölç, sayılamayan sayılabilir hale getir, ölçülemeyeni ölçülebilir hale getir, diye söylemiş. Bence halt etmiş. Sayıla bilir şeyler insana nasıl bir azap verir bilseydi keşke.
Küçük bir çocukken daha çok dedem bizi görmeye gelirdi. Büyüdükçe biz ona gitmeye başladık. Yaşadığımız uzak bir köye öküz koşulmuş gıcırtılı sesler çıkaran kağnı arabasıyla her gelişinde nasıl da sevinirdik.