Çiğdem Erben

Çiğdem Erben
@Karga_66
*Kitap Şuuru İnsanlık Şuurudur* ©©©--------------------- Cem KARACA -------------------------------------------- Bibliyoman -------------------------------------------- KARGA
Yozgat Sorgun
22 Mayıs
56 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Bir Evin Kapısını Çalmak
Gözlerim dolmuştu. "Senin büyümeni, çocukluğunu durdurmak için buradayım belki de," dedim sesim titreyerek kendi kendime. Yalnızca kendimin duyabildiği, fısıltı halinde ağzımdan çıkan, sesleri olmayan sözcuklerle.
Sayfa 42 - Ötüken·Kitabı okudu
Reklam
çember
Hiç kendim ile baş başa kalmamıştım. Hiç aynada kendime alıcı gözle bakmamıştım.
Ötüken·Kitabı okudu
Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez . Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Sadiye Olcay

@sdylcy
·
İsimsiz nice kahramanlarımız olduğu kadar unutulanlar da var Fatma Seher Erden de onlardan biri hiç bir milletin kadınları bu kadar fedakar olamaz... İzmit 'in kurtuluşun dada önemli rol alan kara Fatma Yunan askerlerine karşı verdiği mücadele ve çeteler kurması da anlatılıyor. Üsteğmen olduktan sonra maaşını Kızılay'a bağışlaması... Sonraki yıllarda geçim sıkıntısı çekmesi ve Darulaceze binasında vefat etmesi kaynaklara dayanılarak anlatılmış.. Tekrar edinmiş kısımlar dışında güzeldi araştırmaya dayalı bir kitap.. . . arkakapak alıntı Balkan Harbi'nden İstiklal Harbi'ne, Erzurum'dan Bolu'ya İzmit'ten Bursa'ya elinde mavzer, hem erkek hem kadın askerlere kumandanlık eden, Atatürk tarafından üsteğmenlik rütbesine kadar yükseltilen bir kadın kahraman!!!

Çiğdem Erben

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
Beğendi
·
30 günde okudu
·
2020 33. kitabı
Ömer Seyfettin
8.2/10 · 383 okunma
OTOBİYOGRAFİ 1902’de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem. üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim. kimi insan otların  kimi insan balıkların çeşidini bilir                                                                            ben ayrılıkların kimi insan ezbere sayar yıldızların adını                                                     ben hasretlerin hapislerde de yattım büyük otellerde de açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir            otuzumda asılmamı istediler, kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini                                                                                   verdiler de otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu elli  dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prağ’dan Havana’ya. Lenin’i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924’te 961’de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır partimden koparmağa yeltendiler beni                                                            sökmedi yıkılan putların altında ezilmedim 951’de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
Edebiyat
Reklam