Karıncatom

Karıncatom
@Karincatom
“Maria Pu-der bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. ... Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk”
Sayfa 89
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Artık Maria Puder, yaşamak için kendisine kayıtsız ve şartsız muhtaç olduğum bir insandı. Bu his ilk anlarda bana da garip geliyordu. Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi?”
Sayfa 88
“İçimde ona karşı tarifi imkânsız bir şefkat vardı. Yatağında nasıl uzandığını, nasıl ağır ağır nefes aldığını, saçlarının yastığa nasıl serildiğini tasavvur ediyor ve hayatta bu manzarayı görmekten daha büyük bir saadet olamayacağını düşünüyordum. O zamana kadar bütün insanlardan esirgediğim alaka, hiç kimseye karşı tam manasıyla duymadığım sevgi sanki hep birikmiş ve muazzam bir kütle halinde şimdi bu kadına karşı meydana çıkmıştı. Henüz ona dair hiçbir şey bilmediğimi, bütün hükümlerimin tasavvur ve hayallerime dayandığını biliyordum. Bununla beraber, asla aldanmadığıma dair sarsılmaz bir kanaatim vardı. Hayatım müddetince hep onu aramış, onu beklemiştim.”
Sayfa 87
“Bir dilek, akla yaklaştırılamayacak kadar uzak olsa bile heyecan yüklüdür. Dilekleriyle hayatı, dilekleriyle inançları arasında damarlar vardır insanın, gürül gürül akan. "Bir dilekte bulun", cümlesi kaç dileği tetiklemiştir de domino taşları gibi üst üste yığılmıştır arzular. Fakat ilk akla gelen dilek hangisidir? Hangi arzumuzdur rüzgarıyla peşine düşüren diğer arzularımızı?”
Sayfa 94
Hz. Peygamber'in vefatıyla görevi bitmedi şairin. Kâinatın hüznüne mütercim olmaktı vazifesi artık. Yanında söylemekten daha zordu ardından söylemek. "Kayaları parçalar" derdi, dilini göstererek Hassan eskiden. O gittikten sonra toprak olmuştu dili. Toprak olmuş bir dille anca mersiyeler yazılırdı. Hiçbir ölüm Resulullah'ın ölümü gibi değildi. Her mersiyeyle ıslattı kirpikleri: "Senden sonra kim isterse ölsün, Esirgediğim sendin."
Sayfa 147