"Saniyede 50 milyon hücremiz ölüp tekrar yenileri doğarken nasıl olur da insan değişemiyorum, düzelemiyorum deyip de bu dünya peşinden koşar anlamıyorum."
“... Okuduğum aşklarda adanmışlıklar var, sadakat var, sabır var, hoşgörü var, inanç var, teslimiyet var, en önemlisi de emek var, samimiyet ve gerçeklik var.
...
... Sevmek birini kendine benzediği için kutsallaştırmak sayılmaz. Bu kendini sevmek olur. Başkasını, bütün başkalıklarıyla sevebilmek değil midir gönül genişliği, aşkın üstünlüğü?
Sabır göstermez mi insan sevdiğinin zor günlerine, destek olmaz mı, yanında durmaz mı, elini tutmaz mı? "Korkma ben varım, iyi günde de kötü günde de beraberiz..." demez mi?”