Duble

Duble
Her birimiz içimize, biricik olan ışıklara sahibiz. Sadece hikayelerimiz farklı. 1 çocuk ablası
Rekreasyon, Ressam, Elektrik ve Elektronik
Öğrenci
Üsküdar, 8 Ocak
75 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
İçimde tesirsiz parçalar var. Harabeler var.
Reklam
Müslümanlığı yıllarca sırtımızda kambur sandık. Bizi hep batılılar gibi yetiştirmeye çalıştılar. Kapalılık bir cehalet, açıklık aydınlık gibi gösterildi. Bir yanımız aşırı açıldı, bir yanımız aşırı kapalılaştı. Şimdi ne batılıyız, ne mümin. Biz arada kaldık. -G.K
Deniz' ide, Çatlı' sıda, Yazıcıoğlu' da, Önkuzu' suda hepsi aynı siyasetin aynı ihtidarıydı. Hepsi de ezilen işçi çocuklarıydı. Sağı da kapitalizme baş kaldırdı solu da. Amaç hep ezilen halkın ezilmesine dur demekti oysa. Yaşlı adamlar kavga etti, efendiler çatlayıncaya kadar yedi, gıravat takan elit, sokağı süpüren ayıp sayıldı. Oysaki bir parça ekmekle de karın doyardı. Çalmadan, alın teriyle, helalle. Sonuç mu??? Yaşlı adamlar kavga etti, efendiler doymadı. Bedelini genç dimağlar canıyla ödedi. Düzen hep aynıydı insan hiç doymayacağım sandı!!! -Gamze K.

Duble

, bir kitap okudu
Puan vermedi·480 syf.·
Beğendi
·
2020 118. kitabı
Can Dündar
9.3/10 · 5,5bin okunma
Deniz Gezmiş' in İdam Mektubu -6 Mayıs 1972-
“Baba, Mektup elinize geçtiğinde ben aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara’da 1969’da ölen arkadaşım Taylan Özgür’ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul’a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş. Merkez Cezaevi”
Tarih