Alp

Sözcükleri telaffuz ederken içimde korkunç bir öfkenin toplandığını hissettim. Bu öfke bazen sinirlendiğimde olduğu gibi sıcak ve yakıcı değildi. Bu seferki farklıydı; yavaş ve soğuktu. Onu hisseder hissetmez içimde uzun zamandır beklediğini, uzun bir kış gecesinde yavaş yavaş donan bir su birikintisi gibi bu zamana kadar kristalleştiğini anladım.
Sayfa 504·Kitabı okudu
Reklam
“Ve unutma: çok duyulmak istiyorsan az konuş."
Sayfa 423·Kitabı okudu
“...ama bazı şeylere paha biçilemez; mesela toprak, aşk ve kahkaha."
Sayfa 422·Kitabı okudu
Gülerek omzumu sıvazladı. “Artık gitmelisin. Rüzgârı kovala. Ara sıra tehlikeye atılmaktan çekinme.” Gülümsedi. “Tabii aşırıya kaçmadan.”
Sayfa 418·Kitabı okudu
“Burası bir kenar,” dedi sonunda. “Düşme ihtimalinin olduğu yüksek bir yer. Kenarlardan bakıldığı zaman her şey daha kolay görülür. Tehlike uyuyan zihni uyandırır. Bazı şeylere netlik kazandırır. Görmek isimci olmanın parçasıdır.” “Peki ya düşmek?” diye sordum. “Düşersen düşersin,” dedi Elodin, omuz silkerek. “Bazen düşmek de bize bir şeyler öğretir. Rüyalardan uyanmadan hemen önce çoğunlukla düşersin.”
Sayfa 417·Kitabı okudu
Reklam