Alp

Günün geri kalanını bir budala gibi sırıtarak ve ıslık çalarak geçirdim. Hani derler ya: ağır bir kese insanın yüreğini hafifletir
Sayfa 380·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kilvin bir kaşını kaldırdı. “Yirmi beş talente de satabiliriz,” diye temin etti beni. “İnsanların daha az faydalı şeyler için daha çok para ödediklerini gördüm.” Omuz silktim. “Yirmi beş talent büyük para,” dedim. “Güvenlik ve huzur yalnızca kesesi ağırların hakkı değildir. Bence sekiz talent yeter de artar.”
Sayfa 380·Kitabı okudu
Fakat her ne olursa olsun ben her şeyden önce bir kumpanyacıydım. O yüzden ufak da olsa bir gösteri yapma fırsatını geri tepemezdim.
Sayfa 373·Kitabı okudu
“Aşağıdaki tanrılar aşkına,” dedi Devi, derin mi derin bir nefes alarak. “Sana öyle kızmıştım ki.” Başını iki yana salladı. “Hayatım boyunca başka birine o kadar kızdığımdan emin değilim.” Başımı salladım. “Bana kasıtlı olarak zarar vereceğine inanmadım,” dedim. “Onu senin yapmadığından emindim. Ama herkes senin ne kadar tehlikeli olduğunu söyleyip duruyor, hikâyeler anlatıyordu. Sen kanımı görmeme izin vermeyince de...” Cümlemin devamını getirmeyip omuz silktim.
Sayfa 363·Kitabı okudu
Kukla gülerek ellerini kaldırdı. “Geç kaldın!” derken bir anlığına çocuk gibi göründü. “Çok dikkatli baktığın için yeterince göremedin. Fazla bakmak görmeye mâni olabilir, anlıyor musun?”
Sayfa 350·Kitabı okudu