Alp

Savien, nasıl bilebildin Beni bulma vaktinin geldiğini? Savien, hatırlıyor musun Mutlu mesut geçirdiğimiz günleri? O zamanlar nasıl taşıyordun Kalbimi saran bu kederi?
Sayfa 411·Kitabı okudu
Reklam
Durun! Oturun! Oturdu Illien de asırlar önce. Ne kadar dinlerseniz dinleyin duyamayacaksınız böyle Güzel bir şarkıyı, bir ömür bekleseniz bile. Bir ustanın şaheseridir bu, Savien’in şarkısı Bir de Aloine’in, gönül verdiği karısı.
Sayfa 410·Kitabı okudu
“Onu duymazdan gelebilirsin,” dedi. Simmon, şaşırtıcı ölçüde ayık bir ses tonuyla. “Sataşmalarına karşılık vermezsen seni rahat bırakır.” “Hayır,” dedim tüm ciddiyetimle, Simmon’un gözünün içine bakarak. “Hayır, bırakmaz.” Simmon’u severdim, ama bazen çok saf olabiliyordu. “Beni zayıf biri olarak görürse daha da azıtır. Onun gibileri iyi bilirim.”
Sayfa 405·Kitabı okudu
“Bazen ağzım kendiliğinden konuşmaya başlar ve aklımın ona yetişmesi biraz zaman alır.” “Bu dediğin sık sık başına geliyor, öyle değil mi?” diye o az rastlanır tebessümlerinden biriyle takıldı Wilem. Yaptıkları espriler gevşememi sağladı. “Hem de giderek daha fazla,” diye sırıtarak onu doğruladım.
Sayfa 404·Kitabı okudu
“İkide bir bahsettiğiniz bu Puppet da kim?” diye sordum, biraz da konuyu değiştirmek için. “Meraktan neredeyse çatlayacağım.” “Biri sahiden de meraktan çatlayabilseydi o kişi sen olurdun,” dedi Wilem.
Sayfa 399·Kitabı okudu
Reklam