Onu mahveden sevgiydi, anavatanına duyduğu
Ve bir de karısı Lyra’ya aşkı oldu.
Kimisi der ki, ölümün kapısında bile
Yeniden doğarken onun adını söylemiş
Aldığı ilk nefesle.
Gece bir ara annem beni ellerimden tutup kaldırdı ve karşılıklı dönerek dans etmeye başladık. Gülüşü rüzgâra karışan bir müziğin notaları gibiydi. Beni döndürürken saçları ve eteği savruluyor, sadece annelerin kokabilecekleri gibi güven kokuyordu
Biz bir aileydik ve aramızdaki bir sorunun önünde sonunda çözüleceğini biliyordum. Tek gereken zamandı.
Zamanımızın hızla azaldığının farkında değildim
“Her şeyi unutsan bile şunu sakın unutma, oğlum: Şair, şarkı söyleyemeyen bir
müzisyendir. Sözcükler dinleyicinin yüreğine dokunmadan önce aklına uğramalıdır ve bazı kimselerin aklı çok küçük birer hedeftir. Fakat dinleyici ne kadar küçük ya da inatçı bir akla sahip olursa olsun, müzik ne yapar eder onun yüreğine dokunur.”
Hemen arabanın arkasına koşup kendime yeni bir gömlek aldım. İğne iplik ararken annemin şarkı söylediğini işittim:
“Akşamleyin güneş hızla batarken,
Seni yukarılardan seyredeceğim
Vakit geçip de sen geri dönmezken
Aşkımı kalbime gömeceğim.”
Babam ona karşılık verdi:
“Akşamleyin ışıklar azalır
Ayaklarım nihayet eve yollanır
Rüzgâr söğütlerin arasında dolanır
Ocağımızın ateşini söndürme ne olur.”